İsmet Özel yazdığı kitaplardaki temel yol haritasının insanlara şunu söylemek olduğunu ifade eder: “O iş
senin bildiğin gibi değil.” Aslında bu da iddialıdır deneme için. “Senin bildiğin yanlış, benim dediğim doğru.”
demek gibi oluyor. Oysa deneme sadece “Bu iş böyle de olabilir.” demektir. Yani okuyucuya meselelere
farklı açılardan da bakılabileceğini göstermektir.
…”
Mesut Köseoğlu, deneme türü hakkındaki görüşlerini böyle ifade ediyor. Ve ilk deneme kitabı olan “İçime
Sinmeyen Bir Şeyler Var” eserinde olduğu gibi “Pirinçteki Beyaz Taş” kitabında da kendine has üslubuyla sizi
kendi dünyasına çekmeyi başarıyor. İçtimai problemlerden kültürel meselelere, dini tefekkürlerden dünya
gündemindeki hadiselere getirdiği nev-i şahsına münhasır yorumlarına kadar yer yer edebi, yer yer ciddi,
yer yer mizahi ama her zaman samimi bir üslupla okuyucusuyla aynı zeminde buluşuyor.
İlk kitabında olduğu gibi hadiselerin arkalarında kalan ve görünmeyen taraflarına ışık tutarak öz
farkındalığını artırma gayretinde olan yazar, bunu okuyucusuyla da paylaşarak “Pirinçteki Beyaz Taş”
kitabında da “Bilmemek mutluluktur.” sloganına adeta savaş açıyor.
Renk Bilgisi
karışıkçokrenkli